Ensar KARAHAN

| 04 Haziran 2009

ensar1957 yılında Şavşat’a bağlı bir orman köyü olan Karaköy’de doğdu. Yoksul bir ailenin çocuğuydu. Devrimciliğe lise yıllarında başladı. Liseden sonra çalışmak için İstanbul’a gittiyse de bir yıl sonra geri döndü. Şavşat’da faşizme karşı mücadelenin önde gelen isimlerinden biri oldu. Rize Eğitim Enstitüsü’nü kazanmıştı; kayıt yaptırdı ama Şavşat’dan ayrılmak istemediği için Rize’ye gitmedi.

Şavşat’da sürdürdüğü devrimci faaliyetler nedeniyle birkaç kez gözaltına alınan Ensar Karahan, birçok kez işkenceye maruz kaldı.

12 Eylül’den sonra bölgedeki bir çok devrimci gibi kırsal kesimdeki silahlı direniş hareketine katıldı. Ensar Karahan, bu dönem boyunca da koşulların tüm olumsuzluklarına rağmen toparlayıcı bir rol oynadı.

Ensar Karahan’ın da içinde bulunduğu 12 kişilik grup, bütün bir kışı ve baharın ilk aylarını dağlarda ve sığınakta, bir yandan da devrimci çalışmalarını yürüterek, hiç fire vermeden geçirdiler.

Ancak 26 Mayıs akşamı bir ihanet sonucunda askerler, sığınağa yaptıkları ani bir baskınla Ensar Karahan’la birlikte 4 devrimciyi yakaladılar. Yüzbaşı Mustafa Eken ve Uzman Çavuş Bahri Deniz komutasındaki askerler daha orada işkenceye başladılar; sonra Veliköy Karakoluna, ardından da Şavşat’a götürdüler.

Ensar Karahan ve arkadaşları Şavşat’a getirildiklerinde halka teşhir edilmek için elleri arkadan bağlı olarak Şavşat’ın içinde bir süre yürütüldüler. Ancak bekledikleri olmadı. Halk neredeyse mitinge gider gibi aktı Şavşat sokaklarına. Devrimcilere tepki gösterileceğini sanan cunta güçleri aksine sempati dolu bakışlarla karşılaştı. Bunun üzerine 5 devrimci Şavşat Karakoluna götürüldüler.

Bir Şavşatlı anlatıyor:

“Ensarlar karakola götürülünce halk onları görmek için karakolun önüne toplandı. Yzb. Mustafa Eken aklınca bu durumu değerlendirmek istedi. Ensarları karakolun bahçesine çıkarıp kalabalığa seslendi:

- “Bu Komünistler yüzünden sizler çok çektiniz. Ama sonunda yakaladık; sizi bu asilerden kurtardık.” Halkın kendisini destekleyeceğini sandı. Kalabalıktan bir süre hiç ses çıkmadı. Sonra biri bağırdı:

- “Ensar ağbi, nasılsın”

Ensar gülerek cevap verdi:

- “İyiyim..”

Bu defa herkes Ensar’la birlikte gülmeye başladı. Sonra Yüzbaşı sinirlenip onları içeri aldı; herkese bir hüzün çöktü.”
O gün Şavşat Karakolu’nun subay ve askerleri bol bol hatıra resmi çektirdiler tutsak devrimcilerle. Akşam üzeri gözleri bağlanıp askeri araçlara bindirildiler. Ensar Karahan ve 4 arkadaşı Artvin’de işkencehane olarak kullanılan ve 12 Eylül’den sonra üç bin insanın işkenceden geçirildiği eski Öğretmen Okulu binasına getirildiler. Önce askerler tarafından dövüldüler ardından işkenceye alındılar. Özellikle Ensar Karahan’ın üzerinde duruyorlardı. Elektrik, askı, tazyikli su vb. her türlü yöntemi denediler. İşkence dışındaki zamanlarda tavandaki bir boruya ancak ayaklarının ucu yere değecek şekilde kelepçeliyorlardı. Ensar Karahan tek kelime konuşmadı.

31 Mayıs 1981 gecesi Artvin Jandarma Alay Komutanı Binbaşı Ahmet Selek, Şavşat Jandarma Bölük Komutanı Yüzbaşı Mustafa Eken, Üsteğmen Ferit Ildıran, işkenceci polis İsmail Kerimoğlu ve birkaç kişi daha Öğretmen Okuluna geldiler ve doğruca Ensar Karahan’ın yanına gittiler.

Olayın bir tanığı anlatıyor:

“Kalabalık bir grup olarak geldiler. Hemen hepsi sarhoştu. Naralar atarak Ensar’ın yanına gittiler. Binbaşı Ahmet Selek askerlerden birinin tüfeğini alıp Ensar’ı dipçiklemeye başladı. Binbaşı yorulunca tüfeği Yüzbaşı Mustafa Eken aldı. Önce bütün gözaltıldakileri sıra dayağına çekti, sonra Ensar’ın yanına geldi.

“Ensar, adını bu Artvin’den sileceğim’ diye bağırdı. Acımasızca dipçikliyordu. Sonra hepsi birden saldırdılar Ensar’ın üstüne,• bir yandan küfrediyor, bağırıp çağırıyorlar, biryandan dipçikleyip tekmeliyorlardı. En son bir hırıltı geldi Ensar’dan ve simsiyah kan kustu. Sesi hiç çıkmaz olmuştu. Etrafa bir koku yayıldı. Ortalık sessizleşti. İşkenceciler apar topar orayı terkettiler”

Doktor raporunda Ensar Karahan’ın ölüm nedeni “darp sonucu dalak yırtılması” olarak belirtiliyordu. İşkenceciler hakkında Erzurum Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri mahkemesinde dava açıldı. Dava sonunda çoğu beraat ettiler, birkaçı da 20 günlük “ceza” aldılar.

Facebook Twitter Email


Yorumlar (3)

 

  1. Birkan Akhanlı diyor ki:

    Şekil yapmaya çalışan cuntacılara en büyük şekli Şavşat halkı ve Ensar Karahan yapmıştır..

  2. hasan ALİ diyor ki:

    Geç bunları arkadaş…

  3. Birkan Akhanlı diyor ki:

    hasan ali … :)

Yorum Yapın