Devrimciler ölmez !..

| 02 Haziran 2009

Gürsel KÜÇÜKYILDIZ

1960 yılında Trabzon Beşikdüzü’nde doğdu. Üniversite eğitimi için gittiği İstanbul’da devrimci mücadeleye aktif olarak katıldı. 1980 yazında bir çatışma sonucunda bacağından yaralandı. Tedavisinin ardından iyileşmek için Beşikdüzü’ne geldi. Gürsel Küçükyıldız Beşikdüzü’ndeyken 12 Eylül darbesi oldu. Tamamen iyileşmediği halde, zor günlerde arkadaşlarıyla birlikte olmak istedi, İstanbul’a geri döndü. İstanbul’a geldiğinde 12 Eylül’ün ağır koşullarında eski ilişkilerini yeniden kuramadı; arkadaşlarının çoğu ya yakalanmış ya da kaçak durumdaydı. Bu arada devrimcilerin Karadeniz’in kırsal kesimde direniş örgütlemeye çalıştıklarını duyunca Giresun’a geldi. Ancak Karadeniz’de devrimciler Gürsel Küçükyıldız’ı tanımıyorlardı. İlişki kurmakta büyük güçlük çekti.

Bir arkadaşı anlatıyor:

“1981 Şubat’ında direniş mücadelesine katılmak için Giresun’a gitmiştim. Bir süre  sonra arkadaşlar, “Gürsel Küçükyıldız adında biri var; dağa çıkmak istiyormuş, ama hakkında çok fazla şey bilmiyoruz” dediler. Oysa ben çok iyi tanıyordum. Haber göndererek görüşmeye çağırdım. Görüştüğümüz evde yüzyüze gelene kadar benimle görüşeceğini bilmiyordu. Kapı açılıp benimle karşılaşınca, o hep gülen gözlerinden yaşlar akmaya başladı. Artık kendisini, tanıyan birini bulduğu ve dağa çıkabileceği için sevinçten ağlıyordu. Uzun süre dağa çıkmaması, aranmadığı ve polis tarafından tanınmadığı için mücadeleyi şehirde yürütmesi için ikna etmeye çalıştım; başaramadım. Nisan ayında, birgece vakti beline silahını yerleştirdi ve heyecanla dağın yolunu tuttu. İşte bir ay sonra, vücudunda – abartmıyorum yüzün üzerinde kurşun yarasıyla köyüne döndü.”

Gürsel Küçükyıldız, Espiye direniş grubuna katılmıştı; 1981 yılında Mayıs’ın son günü, Kozköy’de 6 arkadaşıyla birlikte öldürüldü. Ölümünden sonra annesi bir erkek çocuk daha doğurdu; adını ‘Gürsel’ koydular…

asimkeser

Asım KESER

1958 yılında Artvin’in Ardanuç İlçesi’nde doğdu. Devrimci harekete ilk kez Artvin’de katıldı. Giresun Eğitim Enstitüsü’nde anti-faşist mücadeleyi örgütleyenlerden biri oldu. Giresun Merkez’deki mahallelerde direniş komitelerinde sorumluluk aldı.

Polis otosunun taranmasına adı karışınca Asım Keser de kırsal kesimdeki örgütlenmeye geçti.
12 Eylül sonrasında Espiye-Tirebolu-Keşap direniş grubunda yer aldı.
31 Mayıs 1981 sabahı Kozköy yakınlarıdaki ormanlık arazide öldürülen devrimcilerden biri de Asım Keser’di…

Ahmet KILIÇ

1961 yılında Espiye’de doğdu. Espiye’deki Devrimci Gençlik mücadelesi içinde yetişti. Espiye’nin faşist işgalden kurtarılması mücadelesinde yer aldı. Liseyi bitirince İstanbul’a gitti. Bir yandan siyasal çalışma içinde yer alırken, bir yandan da geçimini sağlamak için işportacılık yaptı.

12 Eylül’den sonra Espiye hattındaki direniş grubu içinde yer aldı. 31 Mayıs 1981′de 6 arkadaşıyla, askeri birliklerle girdikleri Kozköy’deki çatışmada yaralı olarak yakalandı. İlçe merkezine götürülürken yol boyunca işkenceye maruz kaldı. Hastanede tedavisi engellendi ve ölüme terkedildi.

mehmet-gumusMehmet GÜMÜŞ

1958 yılında Giresun’un Keşap İlçesi’nde doğdu. Erken yaşta evlenmişti. Devrimci mücadeleye ortaöğrenim yıllarında Keşap’ta atıldı. Giresun Eğitim Enstitüsü’nde okuduğu yıllarda anti-faşist mücadelede rol oynadı. Mehmet Gümüş, Giresun Gençlik Derneği (GENÇ-DER) yönetim kurulu üyesiydi.

Kahramanmaraş katliamının protesto gösterileri sırasında gündeme gelen bir polis otosunun taranması olayı nedeniyle gözaltına alınıp ağır işkencelere uğradığı halde istenen ifadeyi vermedi ve çıkarıldığı mahkemede salıverildi. 12 Eylül’ün hemen öncesinde silah taşıma suçuyla tutuklandı ve Giresun Kapalı Cezaevi’ne konuldu.

12 Eylül’ü burada karşıladı. Çıkar çıkmaz Espiye-Tirebolu-Keşap grubuna katıldı. 31 Mayıs 1981 sabahı Kozköy’deki çatışmada 6 arkadaşıyla birlikte öldürüldü. Doğan çocuğuna ‘Mehmet’ adını verdiler…

 

Alaattin MURTAZA

1961 yılında Tirebolu’da doğdu.

Tirebolu’da bir devrimcinin öldürülmesi, iki devrimcinin de yaralanması olayının faillerinden MHP’li Emin Türker’in öldürülmesi olayı nedeniyle tutuklandı. Firar ederek kırsal kesimdeki mücadeleye katıldı. 12 Eylül sönrası Espiye hattındaki direniş grubunda yer aldı. 31 Mayıs 1981′de Kozköy’de 6 arkadaşıyla birlikte öldürüldü.

zekisubasiZeki SUBAŞI

1957 yılında Artvin’in Şavşat İlçesi’nde doğdu. Devrimci harekete henüz Artvin’de okuduğu yıllarda katıldı. Liseden sonra Rize Eğitim Enstitü’süne girdi. Burada süren anti-faşist mücadele içinde yer aldı. Devrimci faaliyetlerinden dolayı Giresun Eğitim Enstitüsü’ne sürüldü.

Üzerinde yakalanan bir silah nedeniyle bir süre Giresun, Görele ve Şavşat cezaevlerinde tutuklu kaldı. Tahliyesinden sonra mücadeleye geri döndü.

12 Eylül’den sonra il ve ilçe merkezlerinde yoğıınlaşan devlet baskısına karşı Giresun’da kırsal kesim örgütlenmesine ağırlık verildi. Bu doğrultuda biri Bulancak ve Giresun üstlerindeki kırsal bölgede, diğeri de Espiye, Tirebolu ve Keşap üstlerindeki dağlık kesimde silahlı iki gıup oluşturuldu. Zeki Subaşı Espiye-Tirebolu-Keşap grubunun sorumlusu idi.

31 Mayıs 1981 günü bir ihbar üzerine yapılan operasyonda Kozköy yakınlanndaki ormanlık arazide Hasan Sabitoğlu, Mehmet Gümüş, Asım Keser, Alaattin Murtaza, Ahmet Kılıç ve Gürsel Küçükyıldız’la birlikte öldürüldü.

Kemenche Haber Servisi

Facebook Twitter Email


Yorumlar (3)

 

  1. Genç Trabzonlular diyor ki:

    Nice Yiğitler yetiştirdi Karadeniz. Nicelerini de yetiştiriyor. Faşizme gericiliğe bırakacak tek bir karış toprağımız yok. Özgür doğduk özgür ölürüz…

    Genç Trabzonlular

  2. Nevin Gümüs diyor ki:

    Bu 7 arkadasi birbirinden ayirmamak lazim .Bu gencler hem birbirlerini seven insanlardi hemde kendilerini ülkenin kurtulusuna adamis insanlardi.20 Yaslarinda gencecik fidanlar.Ama kendilerini o kadar yetiskin hissediyorlardiki,bu günlerde onlarin hatirlanmasi mezarlarinin tekrar yapilmasi onlarin onlarin masum oldugunun gösgergesi bence .

  3. Küçükyıldız diyor ki:

    gürsel küçükyıldız amcamızın oğluydu. dışarıdan konuşmak çok kolay geliyor gerçekten. ama sebepsiz yere can vermenin acısı büyük içimizde. mezarına giden kim var bilmiyorum ama biz gittiğimizde dua ediyoruz. arkadaşlarından yoldaşlarından hangi biri geliyor anmaya merak ediyorum? yıllarca bazı güçler türkleri birbirine düşürdü ve maalesef her zaman başarılı oldular. gençlerimizi kullandırmamak lazım yanan sadece ana yüreği oluyor. o dönemde aynı mücadele içinde olup yaşayanlar da mevcut. 1. ağızdan dinliyoruz hikayeleri. ve hep keşke diyorlar. “birbirimize kırdırdılar bizi” diyorlar. şimdilerde de devam ediyor bu durum önemli olan bu tür ayrılıklara neden olacak durumları kendi içimizde yok etmek. oyunlara gelmemek. ama görüyoruz ki bazıları hala devam ettiriyor bu durumu. yarayı sürekli kurcalıyor. umudum kendimize gelebilmek adına…

Yorum Yapın