Hayat İçin Önce Su

| 24 Mayıs 2009

aHenüz yeterince kalkınmamış,gelişme ve endüstrileşme yolunda ilerlemenin sorunlarını çözememiş olan ülkemizde  enerjiye ihtiyaç sürekli artmaktadır.Enerjide dışa bağımlılığı azaltmak için , çeşitli doğal kaynaklarımızdan olan sudan enerji üretmekte son yıllarda çözüm olarak görülmekte  ve bu nedenle Doğu Karadeniz Bölgemizde  şu anda yaklaşık 360 adet Hidroelektrik  Santralı projelendirilmiş durumdadır.2008 yılı verilerine göre elektrik ihtiyacı 205 Milyar kWh dır.Tüketiminde yaklaşık 198 milyar kWh civarında olması,üretilen enerjinin  %20 civarında çeşitli nedenlerle kaybolması bölgemizde yapılmaya çalışılan HES projelerinin yeniden sorgulanmasını zorunlu kılmaktadır.Daha birkaç gün önce Enerji Bakanımızın sadece Antalya daki konutların %80 nının güneş panelleri ile donatılması halinde   10 tane Kayseri nin tükettiği kadar enerji üretilebileceğini söyledi.ayrıca bu toplantıda Karadeniz de 174 adet Hidroelektrik Santralinde üretilecek enerjinin 2 adet Keban Barajının ürettiği enerji karşılığı olduğunu söylemesi çok düşündürücü değimli.Şu anda 360 adet cıvarında projelerin hepsinin yaplması halinde en iyi ihtimalle Türkiye elektrik üretiminin %3,5 u civarında olacak olması D.Karadeniz için çok ucuz bir yok oluş değilmidir.

Rize’de yapılması  planlanan HES projelerine bakıldığında; İkizdere, Salarha-Güneysu, Çayeli Senoz, Pazar- Hemşin, Ardeşen-Çamlıhemşin Fırtına ve Fındıklı Çağlayan-Arılı Vadilerinde  çevresel boyut ne yazık ki göz ardı edilmiş,sosyal ve ekonomik durum değerlendirilmemiştir.

Türkiye bitki yapısının %30’unu içinde barındıran D.Karadeniz Bölgesi Dünya da en büyük 3 flora bölgesinden biri,200 ekolojik alanlardan da biridir.

İşte,suyun hayat verdiği bu doğal yapı uygulanacak yüzlerce HES projeleri ile yok edilmeye çalışılmaktadır.
Bir daha para ve zaman ile geri getirilemeyecek oranda,bölgenin tamamen değişmesine neden olacak HES projeleri D.Karadeniz genelinde yaşamın yeniden sorgulanması olacaktır.Suyun hayat verdiği Doğu Karadeniz  de yaşamın mümkün olmayacağı açık değilmidir.360 adet HES için açılacak yeni yollar,üretilecek elektriğin iletilmesi için havadan üzerimize bir kafes gibi döşenecek  elektrik iletim hatları ve neticesinde manyetik alanlar yaşamın yok olması olacaktır.
HES ler ile yaşamın yok olacağını bilen yöre halkı çevrecilerin öncülüğünde,geçmişte Fırtına Vadisinde verilen mücadelenin yol göstericiliğinde yaşamın her alanında cevre mücadelesini vermeyi görev edinmişlerdir.En başta Fındıklı Derelerini Koruma Platformu öncülüğünde sürdürülen mücadele,köy toplantıları,ilçe merkezlerinde mitingler,İstanbul daki cevre miting ve panellerine katılma,bildiriler ve çeşitli etkinliklere katılma şeklinde sürdürülmüştür.

Hukuksal mücadele neticesi şimdiye kadar açılan davalardan;

1-Rize İli İkizdere İlçesinde inşaat çalışmaları devam eden; Cevizlik Hes Santral Projesinin CED raporunun mahkemece iptal edilmesi,
2-Fındıklı Çağlayan Deresi üzerinde planlanan Paşalar HES Projesinin Yürütülmesinin durdurulması,
3-Çağlayan Vadisinin   Doğal SİT alanı olarak ilan edilmesi,
4-Pazar Hemşin Deresi üzerinde bulunan Dikmen Regülatörü ve Hes’in CED raporunun iptal edilmesi,
5-Artvin Şavşat İlçesi Meydancık Beldesinden akan Papart Deresi üzerinde kurulması planlanan Cüneyt 1-2-3-4 Hes Projeleri hakkında açılan üç davadan ikisinde yürütmeyi durdurma kararı verilmesi,
6- Çayeli Senoz Vadisi Uzundere I Hes Projesi CED gerekli değildir kararına da yürütmeyi durdurma kararı verilmiştir.
7-Çeşitli Vadilerin SİT alanı olması için müracaatlar yapılmıştır.

Fındıklı Derelerini Koruma Platformunun etkin çalışmalarının D.Karadeniz cevre mücadelesinde belirgin bir duruma gelmesi,bu mücadelenin  2008 yılından sonra Rize Artvin ve Trabzon dan cevre platformlarının katılımı ile kurulan DERELERİN KARDEŞLİĞİ PLATFORMU çatısı altında sürdürülmesini zorunlu hale getirmiştir.

Üç bitki coğrafyasının çakıştığı, bütün canlılar için buz devirlerinde sığınak, tarihi jeolojik değişim çağlarında geçiş yolu olmuş bu vadiler;  ne yazık ki mevcut uygulama şekliyle hidroelektrik santrallerin tehdidi altındadır.

Karadeniz Vadileri ekolojisinin temel unsuru olan su, ortamdan uzaklaştırılmaktadır. Bu durumun yaratacağı zincirleme etkiler ekolojik, ekonomik ve sosyal sorunlar ortadayken, SUYUMUZU korumak HAYATIMIZI korumak değil midir.

İnsanlığın geleceğini tehdit eden küresel ısınmayı hızlandıran, bölgemizdeki doğayı katleden,insanlarımızı yok
sayan anlayışlara karşı……..

KARADENİZ İÇİN,
TÜRKİYE İÇİN,
DÜNYA İÇİN….
DERELER AKAR GİDER HES’LERİ YIKAR GİDER….

Mevlut Gürkan

Fındıklı Derelerini Koruma Platformu

İlgili linkler:
www.findiklidereleri.com
www.vadimedokunmayin.com
www.papartdereleri.com
www.derelerinkardesligi.com

Facebook Twitter Email


Yorumlar (1)

 

  1. Ne yazık ki Uzungöl HES projesini de Trabzonsporumuz aldı. İğrenç bir oyun oynadılar. Bizleri en hassas noktamızdan vurdular. Bizlerden derelerimizi Trabzonspor sevgimize kurban etmemizi istediler. Ne mi Yaptık? Malesef kurban ettik….

Yorum Yapın