Şavşat Küllerinden Doğuyor

| 18 Mayıs 2009

savsat98 yılından bu yana her 1 Mayıs’a katıldım. 2007 1 Mayıs’ında Taksim alanına girmek için Kurtköy’de yaşanan çatışmada ben de vardım. Taksim’e giremedim ama en azından İstanbul’daki yol arkadaşlarımızın 1 Mayıs alanına girmesini kolaylaştırmak için yolu trafiğe kapatanlar arasında yer aldım.

Kurtköy’de kutladığımız 1 Mayıs bende çok önemli bir yere sahip. Aradan 2 yıl geçti ve 2009 1 Mayıs’ını kutlamak için Şavşat’a gittim. 30 yıldır her türlü baskı, zulüm, işkence görmüş ve bu yolla siyasi erozyona uğratılmaya çalışılan Şavşat sokaklarında Halkevleri kortejinde yürürken, kitaplardan okuduğumuz ağabeylerimizin anlattığı 30 sene önceki Şavşat Katliamı geldi aklıma.

***

Temmuz ayında, sıkıyönetim bulunmayan bir şehirde, Artvin’de görülmedik bir devlet terörü yaşandı. 23 Temmuz 1979′da Artvin’in Şavşat ilçesinde mitingden dağılan halkın üzerine jandarma tarafından otomatik silahlarla ateş açıldı. Jandarma birliklerinin saldırısında 5 kişi öldü, 30 kişi yaralandı. Halk, ölülerini sloganlar atarak hastaneye taşıdı.

Şavşat Katliamı da diğer örneklerde olduğu gibi, önceden hazırlanmış bir katliam olarak gerçekleşti. Temmuz’un ilk haftasında arama yapmak iddiasıyla Şavşat’a Giresun’dan bir komando alayı getirilmişti. Alayın komutanı ilçeye geldiğinde; ‘Şavşat’ı Anavatan topraklarına katmaya geldiklerini’ söylemişti. Alayın ilçeye gelmesiyle birlikte, halk üzerinde devlet terörü başladı. Komandolar yüzbaşının emriyle, alış veriş ettikleri esnafa hiç para ödemediler, taksi-minibüs gibi araçlara el koyarak, ilçede devriye gezdiler. Her gün bir baştan bir başa ilçede aramaya çıkan yüzbaşı, halka olmadık hakaretler yaptı. Demokratik kitle örgütleri, CHP il ve ilçe yöneticileri bu durumu çeşitli yollarla protesto ettiler ve komando alayının Şavşat’tan geri çekilmesini istediler. 18 Temmuz’da esnaf dükkânlarını açmayarak protesto eylemlerine başladı. Şoförler arabalarını çalıştırmadılar. Memurlar ve işçiler iş bıraktılar.

23 Temmuz 1979′da ise, yoğunlaşan baskıları protesto etmek amacıyla izinli bir miting düzenlendi. Mitinge Murgul, Ardanuç, Artvin ve Şavşat yörelerinden 10 bin civarında halk topluluğu katıldı. Saat 12.00′de başlayan mitingin yapıldığı alanın çevresi “mavi bereli”lerce kuşatılmıştı. Miting, yapılan konuşmalardan sonra 14.20 sıralarında sona erdi. Bu arada Ardanuç’tan mitinge gelen halk topluluğu, yolda beş kez durdurularak aranmış, mitinge katılmaları engellenmek istenmişti. Ardanuçlular mitinge ancak saat 14.30 sıralarında yetişebilmişti. İlçenin üst tarafından gelen 2 bin 500 kişilik Ardanuçlu grup, mitingin dağılmış olması nedeniyle TÖB-DER binasının önünde toplandı ve yapılan bir konuşmadan sonra dağılmaya başladı.

Jandarma yüzbaşısı, otomatik silahıyla ve 40 kadar askerle yolun kenarında, okul duvarında saldırıya hazırlanmış gibi bekliyordu. Halkın dağılması sırasında askerleriyle birlikte koşarak kalabalığın önüne geçti. Dağılmakta olan halk topluluğunun üzerine ateş emri verdi ve ilk yaylım ateşini kendisi başlattı. 5 kişiyi öldüren, 30 kişiyi yaralayan askeri birlikler, halkın büyük tepkisi karşısında hükümet konağına çekilmek zorunda kaldı. (*)

İşte bu duygular içerisinde alana doğru ilerlerken dudaklarımdan “Ey Ensar Karahan’ın büyüdüğü Enver Karagöz’ün memleketi, ey aşık olduğum şehir, toprağının bu denli bereketli olmasından kaynaklı sana neler yapılmadı ki! Çocukların kurşunlandı yemyeşil dağlarında. Yoksulluğa hayır diyen binlerce insanın üzerlerine kurşun sıkıldı. Beş tane yiğit evladını yitirdin bu katliamda. Bağrına bastığın çocuklarını ihbar etmeleri için tüm Şavşatlılara olmadık şeyler yapıldı. Ancak katliamcıların unuttuğu bir şey vardı. Ne kan, ne barut, ne işkence, ne de ölüm Artvin’in bereketli topraklarında Enver’lerin, Taner’lerin, Ensar’ların, Erkan’ların çoğalmasını engelleyemeyecek” sözleri döküldü.

Bunu kendi gözlerimle gördüm. Küllerinden yeniden doğuyorsun Şavşat!
Belki 30 sene öncesinde olduğu gibi 10 bin kişi yoktuk 2009 1 Mayıs’ında. Ama bu bir başlangıçtı bizim için. Yola çıktık emin adımlarla yürüyoruz. Bekle bizi Şavşat.

Bu yazı 2009 1 Mayıs’ında Zam’a, Zulme ve Faşizme boyun eğmeceğiz diye haykıran Şavşat gençlerine hitaben yazılmıştır…

(*) İtalikler Devrimci Yol Dergisi Arşivi’nden alınmıştır

Şevki Keresteci

Facebook Twitter Email


Yorum Yapın