Çay Baharı Dertli Başladı

| 18 Mayıs 2009

tablo2-2009-05-18Doğu Karadeniz’de 200 binin üzerinde üreticiyi ilgilendiren yaş çayda taban fiyatı açıklandı. Yörede resmi rakamlarla 767 bin, gayri resmi rakamlarla 850 bin dekar alanda yaklaşık 204 bin üretici çay tarımıyla geçimini sağlamaktadır. Son yıllarda yaş çay üretimi yılda 1 milyon ile 1 milyon 200 bin ton arasında değişiyor. Bunun yüzde 62′si Rize’de, diğer kısmı da Ordu, Trabzon ve Artvin’de üretilmektedir. Çay tarımıyla uğraşan üreticilerin en önemli gündemini yaş çay sezonunun açılmasıyla birlikte hükümetin yaş çay alımı için bu sene belirleyeceği fiyat oluşturmaktadır. Verilecek fiyat üreticiler için hem geçimlerini sağlamak hem de çay tarımının maliyetlerini karşılayabilmek açısından çok büyük önem taşımaktadır. Her sene artan gübre fiyatları çay tarımını giderek daha da zorlaştırmaktadır. Üreticiler kazandıkları paralarla gübre fiyatlarını dahi karşılayamamaktadır. Çayın en önemli girdisinin gübre olduğunu düşünürsek gübre fiyatlarının yükselmesinin üreticiyi zorlayacağı apaçık ortadadır.

2009 yılı yaş çay kampanyası için Çaykur Genel Müdürlüğü’nde düzenlenen törende konuyla ilgili bir basın açıklaması yapan Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, fiyatı belirlerken çayın işletme maliyeti ve dünya piyasasındaki durumunu dikkate aldıklarını belirterek fiyatı 79 kuruş ve 11,5 kuruş da destekleme primi olmak üzere toplam 90,5 kuruş olarak açıkladı. Daha önce Rize Ziraat Odası ve sivil toplum örgütleri 1 lira 10 kuruş, Çay-Sen ise 1 lira 36 kuruş fiyat talep etmişti.

İktidara geldiği ilk yıl çay fiyatında yüksek oranda artış sağlayan AKP, sonraki yıllarda yaş çay alım fiyatını giderek aşağıya çekmiştir. Önceki yıllarda yaş çay taban fiyatına verilen fiyatlara göz atacak olursak, 2002 yılında 32 kuruş olan yaş çay taban fiyatı, 2003 yılında yüzde 40,6 artırılmış, 2004 yılında yüzde 16,6 , 2005 yılında yüzde 11,4 , 2006 yılında yüzde 11,1 olarak artış göstermişti. 2007 yılında da fiyat 64 kuruş taban fiyat, 9 kuruş prim olmak üzere 73 kuruş olarak belirlenmişti ve bir önceki yıla göre yüzde 12,3’lük bir artış olmuştu. 2008 yılında da 73,7 kuruş taban fiyatı, 11,3 kuruş da destekleme primi olmak üzere toplam 85 kuruş verilmişti ve bir önceki yıla göre yüzde 16,4’lük bir artış olmuştur. Bu sene için belirlenen rakam önceki yıllara göre yaklaşık yüzde 8,25 civarında bir artışı ifade etmektedir. Burada yaş çaya verilen taban fiyatların oransal olarak giderek düşme eğiliminde olduğu ve bu sene özellikle ciddi bir düşüşün yaşandığı gözlemlenmektedir. (Tablo 1)

Hükümetin açıkladığı yaş çay alım fiyatına ilk tepkiler ve eleştiriler sivil toplum örgütlerinden geldi. Çay Üreticileri ve Yardımlaşma Derneği (ÇAYÜDAD), Çay Üreticileri Koruma Derneği ve Ardeşen Ziraat Odası basın açıklaması düzenleyerek verilen fiyata tepkilerini dile getirdiler. Ortak vurguları verilen fiyatın çayın girdilerini karşılamayacağı ve böyle giderse bölgeden göç olacağına dairdi.

Hükümetin açıkladığı rakama tepkilerin daha da büyük olacağı tahmin edilmektedir. Yaş çay taban fiyatlarının açıklandığı toplantıya Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, Rize Valisi Zekeriya Şarbak, Rize Belediye Başkanı Halil Bakırcı, Çaykur Genel Müdürü Ekrem Yüce ile kurum çalışanları ve sivil toplum örgütü temsilcileri katılmıştı. Üretici adına karar verilen bir toplantıda üreticilerin olmaması başlı başına bir sorun oluştururken belirlenen fiyatın kimin isteğine uygun olduğu, üzerine düşünülmesi gereken bir konudur. Toplantı çıkışı açıklama yapan Rize Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Erdoğan’ın sanayiciler ve Rize Ticaret Borsası adına 95 kuruş gibi bir fiyat beklentisi içinde olduklarını açıklaması verilen rakamın sanayicinin beklentisinden çok da düşük bir rakam olmadığını göstermektedir. cay1-2007-05-26Dolayısıyla açıklanan rakamın üreticinin taleplerini, maliyetlerini karşılayacak olmaktan çok uzak olması bir yana, çay tarımıyla uğraşanları giderek daha da yoksullaştıracağı apaçık ortadadır. Bu da hükümetin aslında kimden yana tavır aldığını göstermektedir.

Hükümet böyle bir yöne doğru evrilirken toplantıda konuşulan bir başka konu ise özelleştirmeye dairdi. Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, düzenlenen toplantıda çayın kalitesini arttırmada, üreticiye destek olma ve yeni pazarlara ulaşma noktasında başarılı çalışmalar yaptıklarını vurgulayarak, 2002 yılında Çaykur’un 553 bin ton yaş çay aldığını ve özel sektörle birlikte o sene için 790 bin ton alımı gerçekleştirildiğini, 2008 yılında da Çaykur’un 650 bin ton yaş çay aldığını ve özel sektörle birlikte toplamda 1 milyon 100 bin tona çıktığını söyleyerek artışa dikkat çekmiştir. Devamında ise Çaykur’un ticari bir kuruluş olduğuna vurgu yaparak artan alımların maliyeti ve üretimi de etkilediğini söyleyerek özelleştirmeye dair vurgular yapmıştır. Eker’in yaptığı açıklamadan anlaşılmaktadır ki; üretici verilen düşük çay fiyatları sonucunda Çaykur’a veremediği çayını özel sektöre verecektir. Geçen sene özel sektörün bölgedeki 190 civarındaki yaş çay fabrikasından sadece 92′si alım yaptı. 2007 yılında 150′nin üzerinde firma üretim yapmışken geçen yıl bu 120-130′a düşmüştü. Özel firmalarda fiyat istikrarının olmaması ve üreticilerden çay alamadığında düşük tuttukları fiyatı arttırmaları ve aldıkları yaş çayın parasını ise ne zaman ve ne olarak verecekleri belli olmamasından dolayı üretici özel sektörün alımlarından dolayı daha da mağdur olmaktadır. Bu da düşük çay politikasının üreticiyi bu yanıyla da mağdur edeceğini göstermektedir.

Fatma GENÇ

*Marmara Üniversitesi Kalkınma İktisadı ve İktisadi Büyüme Yüksek Lisans Öğr.

Facebook Twitter Email


Yorum Yapın