Zaza Aydınlarının Bildirisi

| 25 Aralık 2010

zazaca

Zaza Aydın ve Kurumlarının Basın Açıklaması


Zazaca Kürtçe değil, Zazalar Kürt değil !

Ülkemizde başlatılan demokratikleşme süreci içerisinde çözülmesi gereken sorunlardan birisi de Zaza Sorunu’dur. Çok halklı Avrupa devletlerinde, bilindiği gibi etnik sorunlar demokratik bir anlayışla anayasada, kanuni ve siyasi düzeyde eşitlik ve eşit muamele temelinde bir düzenleme yapılarak nihai ve kalıcı bir çözüme bağlanıp barışçı ve huzurlu bir ortam yaratılmıştır. Mesela dört resmi dilli İsviçre (Almanca, Fransızca, İtalyanca, Reto Romanca), üç resmi dilli İspanya (İspanyolca, Katalanca, Baskça), iki resmi dilli Belçika (Flemce, Valonca), vs.

Bu misallerle görülüyor ki, bazılarının iddia ettiği gibi, dillerin resmi tanınmasıyla hiçbir ülke bölünmemiş, tersine gelişmiştir.

Bu ülkelerde etnik halkların varlığı, dili ve kültürü anayasada resmen tanınarak eğitim, kültür ve siyasi düzeyde eşitlik ve eşit muamele temelinde kanuni bir düzenleme yapılarak sosyal barışçı, rahat ve huzurlu bir ortama kavuşmuştur.

Toplumsal sorunları çözmeyen, bunların çözümünü baskı ve yasaklarla engelleyen ülkeler ekonomik, sosyal ve kültürel bakımdan ilerliyemez, ülkemizde olduğu gibi daima geri kalır. 1921 de Koçkiri’de, 1925 te Şeyh Sait hareketinde, 1937-38 de Dersim’de Zaza halkına karşı yapılan askeri saldırılar derin ve kanlı bir iz bırakmış, açılan yaralar, aradan bunca zaman ve birkaçnesil geçmesine rağmen, henüz kapanmamıştır.

Zaza halkı bir yandan şiddetli ve zoraki Türk asimilasyonuna maruz kalırken, diğer yandan da Kürt baskı ve asimilasyonuyla karşı karşıyadır.

Devlet kurumları 1990 yıllarına kadar Zazaları Türk, Zazacayı da Türkçenin bir lehçesi olarak tanımlıyordu. Kürt milliyetçileri de bunun tersine Zazaları Kürt, Zazacayı da Kürtçenin bir lehçesi olduğunu propaganda etmektedir. Devlet bu iddiadan kısmen vazgeçti fakat öbürleri halen devam ediyor. Her iki iddia da siyasi bir asimilasyon ideolojisidir. Yani biri Türkleştirmeye, öbürü de Kürtleştirmeye çalışıyor. İkisinin amacı da Zaza dilini eriterek yok edip, Zaza halkını tarih sahnesinden silmektir.

Zaza halkı ağır askeri saldırılarla çok zulüm görmüş, önder ve aydınlarını kaybetmiş ve toparlanamamıştır. Onun içindir ki, ulusal bilinçlenmesi gecikmiş, siyasi ve toplumsal örgütlenmesini bağımsız bir temel de gerçekleştirememiştir.

Buna karşı Osmanlı yönetimi Kürt kimliğini resmen tanımış, Kürtlere aşiret mektebi açmış, Kürtçe sözlük çıkartmış, Kürt aşiretlerinden Hamidiye Alayları kurup bunları beslemiş ve 34 yıl Doğu Anadolu’da terör estirmiştir (1889-1923). Bunu yaparken Zazaları da (Alevisiyle Sünnisiyle) dışlamış ve Zaza kimliğini resmi olarak tanımamıştır. Kürt kimliğinin gelişmesi ve Zaza kimliğiningecikmesinin önemli bir tarihi sebebi budur.

Kürt milliyetçileri eskiden beri Zazaların 1921, 1925 ve 1937-38 de verdikleri Ulusal Demokratik Mücadelesini haksız olarak kendilerine maledip kendi siyasi çıkarları için sömürüyorlar. Bütün bu kötü şartlara rağmen 1980 den sonra, özellikle Avrupa’daki serbest ortamda mevcut örgütlenmeler dışında, bağımsız temelde bir Zaza milli bilinçlenmesi filizlendi ve gelişti. Zaza aydın veyurtseverleri, bilimsel, siyasi ve kültürel düzeylerde kendini serbest ve bağımsız olarak temsil etmeye başladılar. Zaza bilimi, başta dilbilimi olmak üzere diğer branşlarda da, Avrupa, Amerika ve Rusya üniversitelerinde ilgi görerek araştırma konusu oldu ve gelişmeye başladı.

Zaza halkının örgütsüzlüğünden istifade eden Kürt milliyetçileri ve diğer siyasi hareketler, Zazaların güçlü siyasi potansiyelini kendine maledip sömürmekte, hedefini saptırarak ulusal bilinçlenmesini engellemekte, demokratik haklarının alınmasına karşı çıkmaktalar.Zaza aydın ve yurtseverleri bu ağır şartlar altında siyasi bir temsilciliğini yaratması için birkaç girişimde bulunmuştur. Çeşitli iç ve dış nedenlerden dolayı ancak belli bir süre başarılı olmasına rağmen kalıcı olamadı. Zaza halkının güçlü, fakat dağınık olan siyasi potansiyelinin toparlanması gerekir. Zazalar demokrasi hareketinde kendini bağımsız olarak temsil edip parlamentoda kendi toplumsal haklarını savunmalıdır.

Kürt siyasi örgütleri Zaza halkını temsil edemez ve buna hakkı yoktur. Kürtlerin mücadelesi Zaza halkının mücadelesi değildir. Her halk özgürlük ve demokrasi mücadelesini kendisi verir.

Zazaca bir dildir, Zazalar bir halktır.

(..)

İmzalayan Kurumlar:

Zaza Dili Enstitüsü, Frankfurt a. M. /Almanya

Zaza Kulturhaus Mannheim /Almanya

Zaza Kültür Vakfı, İstanbul

Radiozaza, İnternet radyosu, Almanya

Dersim-Gemeinde Rhein-Ruhr e. V., Duisburg /Almanya

Zaza Dil ve Kültür Derneği, İsveç

Facebook Twitter Email


Yorum Yapın