Takke Düştü,Kel Göründü-4

| 12 Temmuz 2009

aaats1Trabzonspor – Taraftar Grupları ve Dernekleri

Trabzonspor taraftarının futbolu çok sevdiği ve çok iyi bildiği söylenir.

Futbolu çok sevdikleri konusuna katılıyorum. Ancak futbol felsefesini çok iyi bildiklerini düşünmüyorum. Evet. Futbolu diğer kulüp taraftarlarından daha çok bildikleri de bir gerçek.

Trabzon taraftarının futbol yorumlarını şekillendiren parametreler skor ve sonuca endekslidir. Bu futbolu spor felsefesi içerisinde değerlendiremiyor, çözümlemelerinde de mantıksallıktan çok duygusallığı ön plana çıkarıyorlar.

***

Futbol bir gösteri oyunudur. Takım oyununa katkı sağlayan oyuncular canla başla mücadele etseler de Trabzon taraftarı için şova yönelik oynayan bireysel oyuncular kadar değerli olamazlar. Trabzon taraftarının bir kısmında anlamsız bir mikro-milliyetçilik hakim.

*Takımın başarısı ancak yerlinin yerlisi oyuncularla sağlanacağı inancındalar.

*Oyuncunun kalitesi,becerisi,ahlaki yapısı,sporcu ruhu onlar için önemli değil.
*Oyuncular ne olursa olsun Trabzonlu olsun yeter diye düşünürler.

Taraftarın bir kısmı ise diğer grubun tam aksine kendi öz evlatlarını, faydalarına bakmaksızın bir kalemde silip atmakta. Teknik heyet konusundaki değerlendirmeleri futbolculardan farksızdır.

Başarı sabırla, uzun vadeli planlı ve profesyonel bir çalışmayla gelecek! Bu gerçeği ne Trabzonspor taraftarı görebiliyor, ne medyası ne de yöneticileri. Neden?..

***

Trabzon gençliğinin gün geçtikçe daha eğitimli,daha bilinçli,daha entelektüel olması gerekirken, yazık ki tablo tam aksine doğru bir gidişat içerisindedir. Gençler eğitimsel, kültürel, ahlaki yönden sürekli geriye doğru gitmekte.Bunun sorumluluğu gençliğine sahip çıkamayan ve onları topluma hazırlayamayan ailelere,eğitimcilere,sivil toplum örgütlerine ve devlete ait. Sahipsiz gençlik kendine destek olarak bir gruba veya derneğe sığınmakta.Bu derneklerin veya grupların gençleri eğitecek potansiyellerinin olmadığı aşikar. Bu derneklerin bazılarına üye olan gençlerin beyinleri faşizan anlayışla sapkın düşüncelerle yıkanmakta.Buradan yetişen gençlerin kendilerine örnek aldıkları ağabeyleri toplumda infial yaratan olaylara karışmış bir takım gençlerdir. Gençler onlar gibi giyinmekte, davranışlar sergilemekte, düşünmektedirler.
***

Trabzonspor taraftar dernekleri ve gruplarının çoğunda benzer düşünce hakim. Taraftar dernekleri, başıboş gençliğin arkasını dayadığı ve güç aldığı yerler.Bu derneklerden gençler spor ruhunu kazanamamakta, futbolu öğrenememektedir. Futbol oynayan gençler de bu kategoriye dâhil edilebilir.Futbola dar bir pencereden bakarak büyümüşler. Yerel ve ulusal basındaki okudukları ağabeyleri onların futbola bakış açılarının dar ve fanatizm boyutunda gelişmesine neden olmuş. Bu gençler taraftar dernekleri veya gruplarında organize olmakta.

Futbol, birçok genç için spor olmaktan çok egolarının tatmin aracıdır.
Taraftar dernekleri ve bu derneklerdeki gençler basın, siyasiler, yöneticiler vb. gruplar tarafından çıkarlarına hizmet için kullanılan piyonlardır. Taraftar gruplarının veya derneklerinin liderleri bedava maça gider.Gruplarında veya derneklerindeki gençleri kullanrak kulüp üzerinde etkin olmaya ve nemalanmaya çalışırlar.Nemalanmalarına müsaade edilmediğinde slogan güçlerini kullanır, sahaya atlar veya yabancı madde atar.Birilerine mesaj vermeye çalışırlarBunların birileri adına yapıldığı düşünülmez mi?
***

Trabzon’a geldiğim zaman 90’lı yılların başıydı. O zamandan bu yana bazı taraftar profilleri görüyorum ki onları hiç kabullenemiyorum. Evet, belki maçlara gidiyor, tezahürat yapıyor, deplâsmana gidiyorlar ama bu taraftarlar tiplerinin Trabzonspor’a faydasından çok zararı dokunuyor. Bu taraftar tiplerinde gruplar halinde küfürlü tezahürat etme, maçlardan sonra olay çıkarma, hakeme, rakip futbolculara yeri geldiğinde kendi oyuncusuna ana avrat küfretme, sahaya atlama, sahaya yabancı madde atma gibi kulübüne devamlı zarar veren eylemlerle karşılaşıyoruz. İstiklal Marşımız okunurken siyasal simge olan işaretleri yapan ve gariptir ki saygı duruşlarında bile tüm stat sessizken saygı duruşuna saygısı olmaksızın siyasal sloganları atan taraftar tipleri. Böyle sloganların yeri stadyumlar değil, gösteri alanları ve mitinglerdir. Bu taraftar tiplerine holigan diyoruz. Ne yazık ki bu taraftar tiplerinin çoğunluğu Trabzonspor taraftar kulüplerine üye.

***

Trabzonspor taraftarı artık tezahürat şeklini değiştirmeli.

Yıllardır aynı şeyler söyleniyor. Tezahürat rakip takıma küfretmekle olmaz. Takımını motive etmekle olur. Yeni marşlar ve tezahüratlar geliştirilmeli ve onlar söylenmeli.

Taraftar rakip takımı kızdırıcı tezahürat yapılabilir ama kimseyi incitecek tezahürat yapmaya hakkı yoktur. Kimsenin sülalesine küfretmeye hakkı yoktur.

Trabzonspor’un Fenerbahçe’yle oynamasa bile ‘’İ… Fener olamazsın şampiyon!’’ veya ‘’Ayağa kalkmayan Fenerli olsun!’’. Veya Fenerbahçe’ye, Galatasaray’a, Beşiktaş’a her maç küfür edilmesi uygun mu?! Yakışır mı, bizim gibi büyük Trabzonspor taraftarına?

***

Trabzonspor yönetiminden istediğimiz

*Taraftar derneklerine ve gruplarına özel ilgi gösterilmesi.

*Taraftarların kulübe ve topluma kazandırılması.

*Trabzonspor yönetimi kendine yakışır amigolar yetiştirerek kulüp kontrolünde tezahüratlar ve görsel şölenler için taraftarı yönlendirmeleri.

Taraftar kulüplerinin takıma olumlu katkısı yok denecek kadar az.

Zararları dokunuyor.

Taraftar kulüplerine biraz çeki düzen
ya da kulüpleri fesh etmeleri.

———————————————————————————-

NOT : Trabzonspor geçen aylarda taraftar gruplarına ve derneklerine yönelik bir bildiri yayınladı. Bildiride taraftar grupları ve derneklerin Trabzonspor’un isim haklarını, sembolik değerlerini kullanabilmek, Trabzonspor tarafından tanınmak, Trabzonspor’la irtibatta bulunabilmek için sahip olması ve uyması gereken bir takım prosedürler sıralanmıştır. Bu bildiri kulübün internet sitesinde mevcuttur. Bildiriyi inceledim. Yıllardan beri Trabzonspor’un taraftar grupları ve dernekleri için niçin bir çalışmada bulunmadığını merak ederdim. Nihayet Trabzonspor yönetimi bu işin ciddiyetini kavradı ve bunun için bu bildiriyle taraftara yönelik projenin ilk aşamasına başlattı.

Dr. Egemen Kalyoncu

www.TrabzonSport.com

Facebook Twitter Email


Yorum Yapın