Engin Çeber Davası

| 09 Haziran 2009

enginceber3İşkencede katledilen Engin Çeber’in işkececilerinin yargılandığı davaya 8 Haziran 2009 Pazartesi günü devam edildi. Bugünkü duruşmaya bilirkişi raporu ve Çeber’le aynı koğuşta kalan bir tutuklunun ifadeleri damgasını vurdu.

Geçtiğimiz hafta 5 Haziran tarihindeki duruşmada mahkeme heyetine bir rapor teslim edilmişti. Metris Cezaevi’ndeki gizli kamera görüntülerinin çözülmesi için bilirkişiye verilen raporda dudak okuma yöntemi ile 7 Ekim günü gardiyanların tutuklulara tehdit içeren sözler söylediğinin belirlenemediği yer alıyordu.

Fakat bugün tanık olarak dinlenen tutuklu Şükrü Zeren tam tersi ifade verdi. Şükrü Zeren, Çeber’le D-8 koğuşunda kaldıklarını, Çeber’in cezaevine geldiği zaman vücudunda ve başında morluklar ile gözünün morarmış olduğunu, yemek yiyemediğini ve yediklerini de kustuğunu söyledi.

Zeren, Çeber’in özellikle sabah ve akşam sayımlarında ayağa kalkmayı reddettiğini ve bu nedenle baskı gördüğünü söyledi.

7 Ekim günü ise aynı şekilde sabah sayımında ayağa kalmak istemediği için Çeber’in gardiyanlar tarafından dövüldüğünü söyleyen Zeren, bu sırada kendilerinin yukarı çıkarıldığını, daha sonra aşağı indiklerinde Çeber’in yerde yattığını gördüklerini ve ikinci müdür Fuat Karaosmanoğlu’nun kapıda kendilerine “Bu şekilde davranırsanız böyle cezalandırılırsınız” sözlerini söylediğini belirtti.

İşkence görüntülerinin izlenip sanıkların sorgulandığı mahkeme tutuklu bulunanaların tutukluluk halleri devam ederek 22 Temmuz’a ertelendi.

Mahkeme çıkışında Av. Taylan Tanay bir açıklama yaparak içeri giremeyen basından kişiler için ara kararları anlattı. Bilirkişilerin mahkemeden rapor hazırlamak için süre istediğini belirten Tanay, Engin’in yanında kalan 8 tanığın dinlenmesi için zorla getirme kararı çıktığını ayrıca Şişli Etfal Hastanesi’nde doktor Hanife Akınoğlu’nun da tanık sıfatıyla zorla getirilmesi kararı çıktığı söyledi.

Ayrıca Tuncay Özkan ve Adil Serdar Saçan’ın da o sırada tutuklu olduklarını ve işkenceyle ilgili duyumları olduğu yönünde açıklamaları olduğunu söyleyen Tanay; Saçan ve Özkan’ın da tanık olarak dinlenmesini talep ettiklerini söyledi. Dudak okuma uzmanın hazırladığı raporu mahkemeden önce basına satmaya çalıştığını ve Cumhuriyet Savcılığı’yla gerekli işlemleri başlatacaklarını söyleyen Tanay, son olarak tanık sıfatıyla dinlenen Şükrü Zeren’in ifadelerine değindi. Zeren’in ifadesinin kendi söyledikleriyle uyuştuğu belirtilen açıklamada Zeren’in güvenlik gerekçesiyle her şeyi söylemek istemediğini açıkça söylediği vurgulandı.

Halk Cepheliler mahkemenin başından sonuna kadar yine Bakırköy Adliye’si önünde mahkeme sonucunu beklediler. “Ferhat’ı Vuranlar Engin’i Katledenler Cezalandırılmalıdır Adalet İstiyoruz” yazan bir pankart açıp Engin Çeber’in Ferhat Gerçek’in resmini taşıdığı dövizleri taşıdılar.

Halk Cephesi adına açıklama yapan Nurzet Günal; Mersin Hapishanesi’nde tutuklu olan Mustafa Elelçi ve Tekirdağ 2 No’lu Hapishanesi’nde tutuklu olan Mustafa Demir’in AKP’nin tecrit uyguması sonucunda öldüklerini anlattı.

Günal açıklamanın sonunda; “AKP iktidarı yalan ve demagojiyle bizi aldatmaya, öldürmeye devam ediyor. Halkımız… Biz adalet istiyoruz. (…) Ferhat’ı vuranların, Engin’i katledenlerin cezalandırılmasını istemek, işkence ve katliamlara dur demektir. Elçi v Demir’in katillerinden hesap sormaktır. (…) Haklarımız ve özgürlüklerimiz için, bağımsız ve demokratik bir ülkede yaşamak için Adalet isteyelim. Örgütlenelim, Mücadele edelim” dedi.

Eylemde; “Ferhat’ı Vuranlar Engin’i Katledenler Cezalandırılsın, Adalet İstiyoruz, Halkız Haklıyız Kazanacağız” sloganları atıldı.

Facebook Twitter Email


Yorum Yapın